• "Çocukların, nasihatten çok iyi örneğe ihtiyaçları vardır."

  • "Çocuğa verilebilecek en güzel şey zamandır."

  • "Çocukta ruh ve beden eğitimi ve gelişimi beraber yürütülmelidir. " (İbni Sina)

  • "Anneler dua ettiklerinde çocuklarının çevresindeki zırhı görselerdi, duayı hiç bırakmazlardı" Hz.Muhammed

Copyright 2019 - Çocuk Eğitimi

Türkiye Dünya Miras Listesi

 İstanbul'un Tarihi Alanları [1985]

UNESCO Dünya Miras Listesi’ne Alınma Tarihi: 1985
Liste Sıra No: 356
Yeri: Marmara Bölgesi, İstanbul

Kategori: Kültürel

 

M.Ö. 7. yy.da kurulan İstanbul'un, kuzeyde Haliç, doğuda İstanbul Boğazı ve güneyde Marmara Denizi ile çevrili kısmı günümüzde “Tarihi Yarımada” olarak anılmaktadır. Kent, Avrupa ve Asya'yı birbirine bağlayan stratejik konumu nedeniyle tarihi boyunca kentte hüküm süren uygarlıklar için daima çok önemli olmuştur. Bu özellikleri ile kent, Roma, Doğu Roma ve Osmanlı gibi büyük İmparatorluklara başkentlik yapmıştır. Bu görkemli geçmişi ile farklı dinleri, kültürleri, toplulukları ve bunların ürünü olan yapıtları benzersiz bir coğrafyada bir araya getiren İstanbul, 1985 tarihinde UNESCO Dünya Miras Listesi’ne 4 bölge olarak dahil edilmiştir. Bunlar; Hipodrom, Ayasofya, Aya İrini, Küçük Ayasofya Camisi ve Topkapı Sarayı’nı içine alan Sultanahmet Kentsel Arkeolojik Sit Alanı; Süleymaniye Camisi ve çevresini içine alan Süleymaniye Koruma Alanı; Zeyrek Camisi ve çevresini içine alan Zeyrek Koruma Alanı ve İstanbul Kara Surları Koruma Alanı’nı içermektedir.

Devamını oku...

Unesco Dünya Miras Kavramı

İnsanlığın ortak mirası olarak kabul edilen evrensel değerlere sahip kültürel ve doğal sitleri dünyaya tanıtmak, toplumda sözkonusu evrensel mirasa sahip çıkacak bilinci oluşturmak ve çeşitli sebeplerle bozulan, yokolan kültürel ve doğal değerlerin yaşatılması için gerekli işbirliğini sağlamak amacıyla Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nün (UNESCO’nun) 17 Ekim – 21 Kasım 1972 tarihleri arasında Paris’te yapılan 16. Genel Konferansının 17. Oturumunda; sorunun uluslararası bir sözleşme konusu yapılmasına karar verilmiş ve 16 Kasım 1972’de “Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşmesi”ni kabul ederek, tüm dünya uluslarının sahip oldukları kültürel ve doğal varlıkların, uluslararası bir platformda korunması ve gelecek nesillere aktarılması için tarihi bir adım atmıştır.

Bu Sözleşme ile insanlık tarihi boyunca farklı kültür ve medeniyetler tarafından ortaya konan, bu ortak geçmişin farklı evrelerine, aşamalarına, zenginlik ve farklılığına ışık tutan varlıklar, “birinin kaybı tüm insanlık hafızasının kaybıdır” anlayışıyla koruma altına alınmıştır.

Yine bu Sözleşme ile UNESCO, kültürel ve doğal mirasın sadece geleneksel bozulma nedenleriyle değil, sosyal ve ekonomik şartların değişmesiyle gittikçe artan bir şekilde yok olma tehdidi altında olduğuna dikkat çekmiştir. Kültürel ve doğal mirasın herhangi bir parçasının bozulmasının veya yok olmasının, bütün dünya milletleri mirası için telafisi mümkün olmayan bir yoksullaşma teşkil ettiğinin altını çizen UNESCO; Sözleşme ile tüm insanlığın sahip olduğu dünya mirasının muhafazasının yine milletlerarası camianın görevi olduğunu göz önünde tutarak, modern-bilimsel yöntemlere uygun olarak, istisnaî değerdeki kültürel ve doğal mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için etkin bir sistemin temellerini atmıştır.

Devamını oku...

Sanatsal ve kültürel faaliyetlere katılan çocuklar çok daha başarılı raporu

Sanatsal ve kültürel faliyetlere katılan çocuklar daha başarılıRapor Ekonomik ve Sosyal Araştırma Enstitüsü (ESRI) tarafından derlenmiştir.

Okumadan tutun da  drama dersi uğraşıyla  daha çok  meşgul olabilen çok daha iyi özgeçmişe sahip çocuklar özellikle de kızlar büyük bir sosyal ve cinsiyet eşitsizlikleri ortaya çıkarır.

Bulgular,neredeyse on yıldır yaklaşık 20000 çocuğun ilerlemesini  izleyen İrlanda çalışmasında ortaya çıkan hükümetce finanse edilmesinde toplanan 3-5  ile 9-13 yaşları hakkındaki veriyi ortaya çıkarır.

Türünün ilki olan rapor, Sanat Konseyi adına Ekonomik ve Sosyal Araştırma Enstitüsü (ESRI) tarafından derlenmiştir.

Bulgular arasında; sık sık  okuyan, müzik. drama ya da dans derslerine katılan 9 yaşındakilerin 13  yaşa göre okul çalışmasıyla başa çıkma konusunda daha emin olmasıdır.13 yaşındakiler gibi onlar da daha mutludur ,daha az endişe,daha iyi akademik beceriler ve daha az sosyal -duygusal zorluklara sahiptir.

Sosyal uçurum , okulu erken bırakan annelerden ziyade muhtemelen onlara kitap okutan 50 kişisel bilgisayarı olan annelerinin  üçüncü seviyede eğitime sahip 3 yaş çocuklularını gösterir.

Devamını Oku

f t